GÜNEŞ ENERJİSİ
SOLAR ENERJİ

AKÜMÜLATÖR

AKÜMÜLATÖRLER :

Güneş pili sistemlerinde daha doğrusu şebekeye bağlı olmayan Fotovoltaik veya hibrid sistemlerde (Ada Sistemleri) üretilen elektrik doğrudan depolanması gerekiyor. Elektrik enerjinin depolama görevi akümülatörler tarafından yapılıyor.

Ada sistemleri şebekeye bağlı sistemlerden ayıran ana faktör akümülatördür. Şebekeye bağlı olan sistem için akümülatör gerekmez, çünkü üretilen elektrik doğrudan şebekeye aktarılır. Ada sistemlerinde üretilen elektrik genelde doğrudan kullanılamıyor ve şarj regülatörü tarafından akümülatöre depolanması gerekiyor ve sonradan regülatör veya invertör tarafından tüketicelere dağıtılır.

Elektrik enerjinin akülere depolanması kimyasal çevirim sayesinde elde ediliyor, yani elektrik enerji kimyasal enerjiye dönüstürülüyor. Tüm aküler temel olarak bu yöntem etrafında çalışıyorlar. Akümülatöre elektrik enerjinin depolanması daha kolay anlayabilmek için analog bir tencere soğuk suyun ısıtılması gibidir. Soğuk su ısıtılır ve soğuk suyu ısıtmat için harcanan termik enerji soğuk suyun sıcak su olmasına benzer ve belirli bir zaman sonrası yine soğur. Bu soğuma aşaması, yani sıcak suyun enerji kaybetmesi akülerde genelde ortalama her ay ~ %10 civarındadır. Depolanan enerji maalesef kalıcı değildir.

Akümülatör temel olarak iki yarı hücreden oluşan bir galvanik hücredir ve Daniell Pili prensiplerine dayanır. 

Daniell Pili bakır ve çinko elektrotların kullanıldığı ve yaklaşık 1.1 volt elektrik gerilimi üreten bir pildir. Çinko soy olmayan ve bakır yarı soy olan metaldir. Soy olmayan çinko donator (elektron verici) ve bakır akseptor (elektron alıcı) olarak çalışır.
Metallerin sıvı ortamda iyonlaşma gayretinden dolayı negatif yüklü olurlar ve çinko bakıra göre iyonlaşma gayreti daha yüksek olduğu için ikisi arasında potansiyel yük farkı oluşur ve bu iki metali birbiri ile bağladığınız zaman elektrik akım oluşur. 1.1 V elektrik gerilim [E0(Cu) = 0,34 V] ve [E0(Zn) = -0,76 V] redoks potasyeli tarafından meydana gelir. Bir yandan çinko çözülürken ve karşı tarafta bakırsülfürik tortu bırakırken yük dengelemesi oluşması için tuz köprüsü üstünden gerçekleştirilir ve elektrik dairesel akım kapanır. Zaman içinde çinko elektrot korozyona uğrar ve bakır elektrot bakır bağlayarak ağırlaşır.

 

AKÜMÜLATÖRLER ÖZELLİKLERİNE GÖRE İKİ SINIFTIR .

 

1. SULU AKÜLER

2. JEL AKÜLER

 

Akümülatörler arasındaki fark nedir?

Genel olarak akümülatörlerin arasında fark kullanım alanı için tasarımıdır. Marş akümülatörleri (otomobillerde kullanılan) yüksek akım sağlayabilmek ve marş motorunu çalıştırabilmek için tasarlanmıştır. Bu tür aküler kısa zaman içinde yüksek oranda akım sağlarlar, levhaları ince, levha sayısı çok ve devre dayanıklıkları düşüktür. Solar akümülatörler düşük akım için tasarlanmıştır, levhaları kalın, levha sayısı düşük ve devre dayanıklıkları yüksektir.

Güneş panelleri ile bir ada sistemi kurduğunuzda ve bu sistemin elektrik enerjisini marş aküleri ile gerçekleştirdiğinizde marş akümülatörlerin devre dayanıklığı düşük olduğundan dolayı ortalama %50 deşarj yapıldığından en geç bir hafta içinde kullanılmaz hale gelir. Bu tip aküleri uzun yıllar fotovoltaik sistemlerde kullabilmek için maksimum %10 deşarj olmalarını sağlamaktır. Böylece gereken akü sayısını arttırmak gerekir ve rantabl olmaz.

Devre dayanıklığı önemi nedir?

Devre dayanıklığı bir akümülatörün deşarj şarj değerini belirler. Akümülatörlerin devre dayanıklığı bilhassa güneş pili veya hibrid sistemler için çok önemlidir, çünkü gün içinde aküler sistem tarafından şarj ve geceleri tüketiciler tarafından deşarj edilir.

 
YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARINI TEŞVİK EDİN VE KULLANIN. Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol